Bebeğinizin zekasını geliştirmek ister miydiniz ? (Onunla çok konuşun)

Yorum yapılmamış

Yeni araştırmalar , Ebeveynlerin çocuklarıyla sık sık konuşmalarının sadece sözcük dağarcığını geliştirmekle kalmayıp , sayısal zeka ve muhakeme yeteneği gibi sözel olmayan becerilerini de arttırdığını gösterdi.

Amerika’da “30 Milyon Kelime farkı” adlı çalışma ilk defa yayınlandıktan beri hemen hemen 40 yıldır bu konu üzerine çok şeyler üretildi. Çalışma yoksulluk içinde doğan çoçukların daha varlıklı olan akranlarına göre doğum günleri  esas alındığında 30 milyon kelime daha az duyduğunu gösteriyordu.

Görece sınırlı olan bu araştırmanın bulguları , Amerika’da yıllarca  ırksal  eşitsizlik ve önyargı iddiaları ve daha sonra yapılan benzer çalışmaların bu çalışmayı tamamen desteklememesiyle tartışmalı bir durum yarattı.

Ama nihayetinde herkesin hemfikir olduğu nokta ; bir çocuğun erken çocukluk dönemindeki duyduğu kelimelerin sayısı.  Nihayet daha öncekilere nisbeten fark yaratan yeni bir çalışmayla bu bağlantı daha önce inanıldığından daha önemli olabilir duruma geldi.

Sözel olmayan yetenekler üzerine etkisi

York Üniversitesi’nde araştırmacılar bir çocuğun duyduğu kelime sayısı onun sadece sözcük dağarcığı ve dilsel becerilerini geliştirmekle kalmayıp sayısal kabiliyet , muhakeme yeteneği ve görsel/şekil becerilerini da geliştirdiğini buldu.

107 çocuktan oluşan bir grup üzerinde araştırma yapıldı. Üç gün boyunca çoçukların günlük yaşamlarını kayıt altına alabilmek için ses kayıt cihazı kullanıldı.

Araştırmacılar çoçukların bilişsel kabiliyetleriyle yetişkinlerden işittikleri konuşmaların kalitesinin  arasında pozitif bir ilişki saptadılar. ( kelime sayısı ve sözscüksel çeşitlilik baz alınmıştır.)

Araştırmacılar aynı zamanda bu ilişkinin sebebini belirleyebilmek için daha fazla çalışma yapılmasının gerektiğini itiraf ettiler.

gymbaroo-babyroo-werribee-vic-baby-toddler-classes-child-development-child-crawling-through-circle-with-father-help

Çocuklarla konuşmanın faydaları

Amerikalı Dil ve Konuşma dili patologu Jennifer Ludowski bu bağın kesinlikle doğru olduğunu belirtti.

Ludowski Bir çocuk dilin/konuşmanın çok olduğu bir ortamda büyüdüğünde , bu onun anlama-algılama , kavrama ve dil kullanma yönünü şekillendirdiğini belirtti. “Ebeveynler olarak  biz , çocuklarımıza davranışlarımızla örnek oluruz ve çocuklarımız aynı  yöntem ve dilin kullanım biçimini çok küçük yaşlarda bile  doğal olarak geliştirirler.”diye ilave etti.

Amerikan Pediatri Akademisi sözcüsü Dr. Dipesh Navgaria da aynı fikirde. Ama Navgaria , ebeveynlere bunun daha fazla işitilen kelimeyle fark yaratmanın daha ötesinde bir durum olduğunu da göz önünde bulundurmaları için uyardı.

” Araştırmacılar tarafından yapılan gözlemlerin , yetişkinlerden işitilen kelimelerin sayısına bağlı olarak sözel olmayan becerilerede bir artış var gibi göründüğü için bu gözlemler büyük bir ihtimalle doğru diye ekliyor Navgaria. ” Ama araştırmalarda sadece sözel etkileşimler değil aynı zamanda meydana gelen sayısal-muhakeme becerilerini de kontrol edip saptamanın  çok zor olduğunu düşünüyorum ” diye belirtiyor.

“Çünkü konuşulan kelimenin sayısı , karşılıklı ve ebeveynlerin eğitici etkileşim süreçlerinin bir enstrümanı olabilir ancak” diye ekliyor.

“Bu sözcüklerle değil , etkileşimle ilgili bir durum” diyor. “Eğer ebeveynler dilsiz olsalar bile onlar çocuklarıyla öğretici ve gelişitirici etkileşimde bulunabilirler ” “Kelime eksikliği /yokluğunun onları geride bırakacağını hiç düşünmemeliler.” diye açıklıyor.

talking-and-listening

Size için doğal olanı bulmak

” Karşılık vermeyen çocuklarla konuşmak ebeveynler için rahatsız edici bir durum olabiliyor.” diyor Dr. Alex Swithero

“Bu ebeveynlere önerim , hayatınızı öyküleyin ! Bu yorucu ve aşırı bezdirici olabilir ; ama çevrenizdeki dünyayı betimlemek , uzun cevap gerektiren sorular sormak , kitap okumak  , gördüğü ve duyduğu şeyler hakkında sorular sormak çocuğunuzun dil gelişimi kalitesini çok hızlı şekilde arttıracaktır.”

Eğer bu size rahatsız hissettiriyorsa sorun değil. Biraz zaman ve pratikle çocuğunuzun size cevap vermesini ummadan çaba sarfetmek de doğal bir yöntem olabilir. Sözel olarak iletişim kurmasalar bile çocuğunuzdan iletişim değeri taşıyan sinyaller bile alacaksınız.

En büyük önemi ise insanların dahil olduğu etkileşimler  teşkil ediyor.

Alex , radyo ve televizyonlardan duyulan kelimelerin önemi olmadığını belirtiyor.

” Diğer birçok çalışma gösteriyor ki bu kelimeler(radyo-televizyon) bir öğretici değer taşımıyor . Eğer gerçek bir gelişme ve etki sağlanmak isteniyorsa bu kelimeler , çocuklarla aynı çevrede bulunan canlı/gerçek insanlar tarafından çocuklara nakledilmeli.” diye söylüyor.

“Bir tabir vardır  “” Sanal Ekran , hayatımızdan çalar””. Çocuklarınız ekran karşısında (Tv ,Tablet , vs) edindiği hiçbir şey sizden doğrudan doğruya aldığı canlı etkileşim kadar eğitici ve yararlı olamaz ” diye ekliyor. Bu sanal araçlar zararlı olmasa bile , sizinle geçirmesi gereken canlı etkileşim süresinden götürüyor ;  ki bu etkileşimler esas gelişmeye sağlayan anahtardır.

Alex şöyle ekliyor ve bitiriyor ; ” Bu sadece çocuğunuzun yüzüne sözcükleri bağırmak değil , bu karşılıklı bir ilşikiyle ilgili bir durum.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.